Mutlu olmak dediğim şeyi yıllardır bir kalıba soktum ve bu salakça inanç yüzünden 25 yıllık hayatımın 24 kadar yılı mutsuz geçmiştir, abartmıyorum.

Mutlu anlar sürekli olmadıkları için tadı damağında kalıyor insanın. Az oldukları için akılda kalıyorlar, özel oldukları için bazı anlar diğer anlardan daha değerliler ve onlara özlem olduğu için insan hataya düşüp onlarda süreklilik bekliyor. Yanlış.
En büyük yanlışlık da, seni gözü görmeyenlerin gözünün içine bakıp onlardan medet ummak. Birilerini mutlu edeceğim diye kendinden vazgeçmek, zamanla kendine saygını yitirmek ve başta kendin olmak üzere kimseye hayrının dokunmaması.
***
Mutluyum.
Çünkü odamın camından içeri sızan güneş, saçımı uçuşturan bu esinti ve Sabor var.
Mutluyum.
Çünkü bugün babalar günü ve ben bugün ona sarılıp onu öpebildim.
Hatta 50. yaşını kutlarken dördümüz yine aynı çatı altındaydık.
Mutluyum.
Çünkü sabahtan beri arkadaşlarım beni mesaj yağmuruna boğdu.
Mutluyum.
Bir sabah ofise gittiğimde kargoyla bana hediye gönderen çılgın arkadaşlara sahibim.
Mutluyum.
Bana söylenen yalanlar dönüp dolaşıp karşıma çıkıyor bir şekilde.
Kimseye yanlış yapmadığım için. Fark edilsin, edilmesin bana ne..
Mutluyum,
en azından iş hayatımda öğrendiklerim, çabalarım birileri tarafından fark edilmiş.
Mutluyum,
Bugün gitarı elime aldığımda hala gözüm kapalı F basabiliyordum yıllardan sonra:)
Mutluyum,
dün kocaman bir tual aldım ve kafamı topladığımda parmaklarım yine o boyalarla buluşacak ve Kıbrıs'ta bir sürpriz yapacağım ben de.
Mutluyum.
Aynaya baktığımda iki güzel göz gördüğüme mutluyum.
İstediğim kiloya kavuştuğuma mutluyum.
Yaz geldiği için mutluyum.
İnadına.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder