6 Aralık 2016 Salı

Hoş Geldin Pirinç Tanesi


Civcivius tam 10 aylık.


Aylardır dişlerin gelmesini bekledik. Aslında öyle acelemiz yok diş gelsin diye, hatta ne kadar geç çıksa o kadar iyi derler, buna biz de inanıyoruz. Hem emmeye devam ettiği için itiraf etmeliyim ki beni dişlemesinden de korkuyordum. Dişsiz hali ile bile canıma okuyabildi bacaksız. Ağzında meme varken bir ses duyduğunda memeyi bırakmadan ani hareketlerle kafasını arkaya çevirmesi canımdan can aldı her defasında. Canı sağ olsun kuzumun, o ayrı. Yeter ki emsin emebildiği kadar. (anne sütü candır)
Ha, neden bekledik dişi, çünkü onunla aynı anda doğan çocuklar, daha minik olanlar, arkadaşlarımın çocuklarının hep dişleri çıkmıştı. Dişin çıkma zamanı ne ile ilgili diye araştırdığımda ise anne ve babanın diş çıkarma zamanlarında çıkarır, sonucuna varmıştım. eşim de ben de 6 aylıkken başlamışız.



E, 10 ay olduk? Ha geldi, ha gelecek. Diş etinde hep bir kabarıklık, eller hep ağızda, her şey ağızda, dinmeyen bir kaşıntı vardı uzun süredir. O yüzden bekledik. Her huysuzluğunu da "diş geliyor"a bağladık. Bir başlasalar, çıksalar da civcivius rahat etse. Civcivius meyveyi sebzeyi alıp dişleriyle kemirse. Se de se yani.

Kaşıntının yanında salya da olur normalde, bir ara biz, hatta yaz başında, günde bilmem kaç defa üst baş değiştiriyorduk. Kusmanın haricinde sırf salyadan ıslandığımız için. Sonra kehribar kolyesini taktık eylülde. Sıcakta o kolye bile fazla geliyordu. Bu yaz çok sıcaktı zaten, saçımdaki toka bile fazlaydı, o çocuk ne yapsın kolyeyle. Lafı uzatmayayım, kehribar kolyeyi taktıktan sonra ben çocuğumda hiç salya görmedim. Bunun gibi başka artı özellikleri de var kehribarın. Ağrıyı azaltması, dişi kolay çıkartması, salyayı kesmesi, stresi azaltması vs vs. Bunlardan birinden bile sonuç aldıysam diğerleri de gerçektir düşüncesiyle daha da rahatlıkla kullanmaya başladım.


Şimdi tarihe not düşüyorum. Dün gece bir ara fırsat bulup diş etine dokunabildim. Normalde bu ara kesinlikle ağzına herhangi bir şey yaklaştırmıyor, dudaklarını kenetliyor. Bir gün önce diş eti üzerinde minicik domates kabuğu gibi bir şey gördük, kanamış olabilirdi, patlamış olabilirdi, her şey olabilirdi. Dokunup bakmak için fırsat kolladım 24 saat boyunca.
ve ve veeee..
5 Aralık 2016 günü benim minik civcivimin ağzında sol tarafta elimde inncecikkk jilet gibi bir diş değdi. İşte beklediğimiz diş geldi. Hoş geldi.

Pirinç tanesi yazdığıma bakmayın, öyle ilkokulda pamuğa gömdüğümüz fasulyeler gibi sabaha filizlenmiyormuş bu dişler. O lafın gelişi.

Artık yavaş yavaş büyüyecekler. Benim tatlı civcivim daha da tatlı olacak.
Şimdi bizi uzuuun bir diş yolculuğu bekliyor.

vatana millete hayırlı olsun:)))