20 Şubat 2009 Cuma

Gidiyorlar Birer Birer

En sevdiğimiz, en kaliteli, en "bizden" tiyatrocuların ölüm haberlerini aldığımda kendi dedemi kaybetmiş gibi bir acı yaşıyorum. Ne garip... Onlar hep evimizin içindeler, bizleri tanımasalar da ne kadar tanıyoruz onları, ne kadar seviyoruz. Ne zaman mutsuz ve karamsar olsam, koşar TV'yi açardım ve Tahsin Amca unuttururdu o an her şeyi. Ama o artık yok ve onu çok özleyeceğiz.

Barış Manço, Kemal Sunal, şimdi de Gazanfer Özcan:( Sizce Türk Tiyatrosu, Sineması, Müziği böyle önemli yapıtaşlarını kaybettikçe eski kalitesini yakalayabilecek mi? Böylesine işine aşık, kaliteye önem veren "sanatçılar" olacak mı yine? Zaten hep birbirine benzeyen, aşırı popüler ve sığ işleri görmekten bıkmışken bir de böyle haberler duymak çok çok üzüyor beni.

 Seni çok özleyeceğiz.




16 Şubat 2009 Pazartesi

DOUBT

Meryl Streep bu kez bir rahibe

Başrollerinde Meryl Streep, Philip Seymour Hoffman ile Amy Adams ve Viola Davis’in yer aldığı film tam 5 dalda Altın Küre adayı. Meryl Streep ve Philip Seymour Hoffman yine mükemmel bir performans sergilemiş.

Filmde adından da anlayacağımız gibi "şüphe" konusunun ele alınmasının yanısıra insan ilişkilerinde insanların ne kadar yargısız infaz yapabileceği de anlatılmış. Ayrıca kilisenin ne kadar düşünmeyi ve sorgulamayı engellediği mesajı da verilmiş.Ancak film bir sona bağlanmıyor ve içinizde bir şüphe ile ayrılıyorsunuz oradan. Bana kalırsa Meryl Streep bu film ile üçüncü Oscar'ını almayı hak ediyor. 



İyi Görünme Güdüsü Sorun mu İhtiyaç Mı?

Dedelerimizle, anneannelerimizle kendimizi kıyaslayınca arada gördüğümüz farklar ne kadar çok değil mi? Hatta ortak noktamız yok diyebiliriz, oysa yalnızca iki kuşak ötemizdeler. En basitinden onlar üretici, biz tüketici nesiliz ve onların kanaatkar olduğu ölçüde doyumsuzuz.


Onların hep yapacak bir şeyleri vardı çünkü, bizim önemsediğimiz "önemsiz" şeyleri takmazlardı, yaptığı işlerle, düşünceleriyle saygı görürlerdi.

Günümüzde ise durum çok farklı. Gençlerin giyim tarzlarıyla birbirinden ayrıldığı, seçtiği renklere ya da markalara göre kabul gördüğü zamandayız. Önemli olan nasıl göründüğümüz ve insanların ne düşündükleri... Bu nedenle kıyafetlere, estetiğe, kozmetiğe ve aksesuarlara harcanan paraların haddi hesabı yok.

Bu ihtiyaç tamamen Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki saygı görme ihtiyacından kaynaklanıyor. Konuşacak konu bulamamanın ve özgüven eksikliğinin " en azından kusursuz görünmek" ile kapatılmaya çalışması bu. Gençlerin gündemi hep "hangi cafe'de ne yesek, ne alsak ne yapsak" üzerine.

  


14 Şubat 2009 Cumartesi

Uykunun Restorasyon Gücü

2004 yılında Gumustekin tarafından yapılan bir araştırmaya göre uyku esnasında yaralar, yara izleri ve yanıklar çok daha hızlı iyileşiyor. Araştırmadan ayrıca şunu da öğreniyoruz ki, uykusuz kaldığımızda bağışıklık sistemimiz ve metabolizmamız yavaşlıyor. Ayrıca unutkanlık ve sinir bozukluğu da diğer kötü etkileri.

2007'de ise Zager et al 24 saat boyunca uykusuz kalmış kişileri diğerleriyle karşılaştırdı ve yapılan kan testlerinde, uykusuz kalan kişilerin kanındaki akyuvar miktarının yüzde 20 düştüğü gözlemlendi.

Ancak bu bilgileri alıp da günümüz yarısını uykuya vermiyoruz çünkü biliyorsunuz ki gereğinden fazla uyku da bir kilo alma sebebi. Ayrıca bilim adamları günde 7 saatten "az" uyumak kadar, fazla uyumanın da kalp ve damar hastalıkları riskini artıracağını açıklamış. Bu durumda bize dengeyi sağlamak kalıyor.


KİRPİ

“Kirpi”, birbirlerinden intikam almak için her yolu deneyen iki inatçı düşmanın, oldukça masum başlayan çekişmelerinin giderek çığırından çıkarak ülke çapında bir kargaşaya yol açmasını oldukça komik bir dille anlatıyor. Kirpi’nin kahramanları arasında basit bir intikammış gibi başlayan olaylar akıl almazlık dozu giderek artan misillemelerle bir çığ gibi büyüyerek çevrelerinde yaşayan herkesin başını belalara saran büyük bir hesaplaşmaya dönüşüyor…


Güzel bir özellik değil biliyorum ama tipik bir boğa kadını olarak aşırı derecede kinciyim ve -itiraf ediyorum- küçük intikamlara bayılıyorum! Çok sevdim, çok eğlendim, bol bol "oh olsun" dedim:)  Kirpi her ne kadar "daha iyi olabilirdi" dense de ben en azından salondan pişman olmadan çıkarsınız diyorum. Şu ara çok revaçta olan kaba güldürüden sonra daha zeki espriler bulabilirsiniz en azından...