19 Haziran 2009 Cuma

O Zaman Tatil Yapmak Lazım

Hala öğrenci olduğum için bana yılın sonu aralık ayından ziyade yaz aylarıymış gibi geliyor. Eylülde benim için yeni yıl başlarken, içimi hüzün, stres ve biraz da korku kaplar hep. Ancak haziranla beraber her şeyin bittiği ve hak edilenleri alma dönemi başlıyor sanki. Ta ki yaz başlayana kadar... Bu dönem tatilin başlayıp da planlandığı gibi gitmediğini görmekle sonuçlanıyor genellikle.

Aslında tüm sıkıntı bizim doyumsuzluğumuz ve kronik şikayetçiliğimizden kaynaklanıyor. Misal, okuldayken tatili beklerim şimdi ise okuldaki özlem duyuyorum. Ders dönemindeyken tatil, çok yoğun bir yılın ardından güzel bir ödülmüş gibi gelse de öyle bir boşluğa düşürüyor ki insanı, eve de sığamıyorsunuz, konuşmalar da sarmıyor. Tek istediğiniz gitmek oluyor. Herhangi bir yere... Hep uzaktakine özlem duymak böyle bir şey sanırım.

Ders çalışırken boş oturmanın özlemini, evde boş otururken denize girmenin özlemini çekiyoruz. Artık ne eski arkadaşlarınız geliyor buraya ne öteki hayatınızdan bir parça var. Size ait net bir yer bile yok ki aslında! Gelecek korkusundan, iş bulamamaktan ziyade bu ait olamama geriyor insanı daha çok.

Her neyse bunlar eninde sonunda bitecek ve zamanı geldiğinde rayına oturacak sorunlar. "düzen özlemi" diyelim buna. Elbette asıl düşünmek gereken zaman, şimdi! Madem bütün sene deliler gibi çalıştık, bir şekilde kendimizi eğlendirmemiz de lazım. Madem tatildeyiz, o zaman tatil yapmak lazım...
Sabah ders ya da iş yok mu? Pekala, toplayın etrafınızda kim varsa sabaha kadar oyun oynayın, çıkın için dans edin... Ya da çantanızı kaptığınız gibi en yakın denize kaçın. Butik otellerde yer bulup hiç görmediğiniz yakın yerleri keşfedin. Hep içinizde kalan ama zaman bulamadığınız için öğrenemediğiniz bir enstrüman için kursa gidin. Değişik yemekler deneyin. Alıp alıp biriktirdiğiniz ve okuyamadığınız kitaplar, dinleyemediğiniz albümler, izleyemediğiniz dvdler de vardır mutlaka:) Bu liste böyle böyle uzuyor. Kısacası o an canınız ne istiyorsa -benim yaptığım gibi yapmayın ve- ama'ları bir kenarı koyun. Bunlar yapılmayacak şeyler değil. Daha yazarken bile düşüncesi kıpır kıpır etmeye yetti beni. Ben gidiyorum, siz de durmayın derim... Kışı kışın, yazı yazın yaşamak için.
İyi eğlenceler!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder