Sezonu kapattık.
Son kongreyi bitirdik, döndük. EAED muhteşemdi, Çeşme muhteşemdi, Sheraton muhteşemdi, kale muhteşemdi, Alaçatı muhteşemdi.
***
Pazartesi sabahı ofis kafasına adapte olmaya çalışırken, playlistimde "take me back to my southern ways"in çalmaya başlamasıyla ve karşımdaki yağmurlu, fırtınalı tropik Bursa'yı görüşümle beraber özlemle karışık bir melankoli çöktü içime.
Yapılacak yığınla şey varken "bir gün daha kalsaydık iyiydi ya" diye diye hala fotoğrafları tarıyorum deli gibi.
***
O kadar isteksiz gitmeme rağmen çalıştığım en güzel en neşeli ve en çok kendime zaman bulabildiğim kongreydi. Şu an önümde bir ilaç yığını olmasına rağmen evet diyorum değerdi o gece beach partide deli gibi eğlenmeye.
***
Daha ilk gün deske gelen doktorlara bakıp, o güleryüzlerinden o sorulara cevap verişlerinden ve altını çizerek söylüyorum sıraya girerek sabırla ve anlayışla beklemelerinden sonra kendime şunu demeden geçemedim yine, "avrupa aşmış abi". Bu kadar şık, bu kadar komplekssiz bir topluluk (istisnalar kaideyi bozmaz) ancak eaed'de olurdu sanırım.
***
Karşında elit bi kitle yanında da kafa bi ekip olunca o kongre tabii ki tadından yenmiyor. Senden istenen her şeyi layığı ile yapmanın tadı da kafanı kaldırdığında palmiyeleri ve güneşi görünce çıkıyor sanki.
***
İlk gün başladık rengarenk egg-bagleri dağıtmaya, akşam daha da rengarenkti.
Kalenin içine girdim ve labirent gibi bir yolu aştıktan sonra koca bir kalabalığın içinde buldum kendimi. O kokteylde anıdığım tek bir yüz bulana kadar yanlışlıkla bir sete dalmış gibi hissettim kendimi.
Kalabalıktan kaçıp kaleyi keşfe çıkmak ve en tepeden minicik kalmış insanlara ve gün batımında limana bakmak en güzeliydi. Elimi uzatsam Yunan adalarına dokunacaktım. Deli gibi fotoğraf çektik hepimiz. Müzik on numaraydı, yemekler de öyle ama biz o kalabalıkta kale duvarlarının tepesini masa olarak kullanmak zorunda kaldık, fethetmediğimiz bir orası kalmıştı..
***
İkinci günün ve kongrenin en büyük sürprizi benim için yıllar sonra süper üçlünün buluşmasıydı. Zaman bulmak bile benim için mucizeyken o akşam nasıl olduysa boş kaldım ve -şansa bak- Firuze'yi Çeşme'ye beklerken yanında Zeki ile beraber baskın yaptı! Yine yeni yeniden.
O öğrenciler gitmiş, yerine koca insanlar gelmiş.. Yok ya! Önce herkes eteğindekileri döktü tabii sonra biz yine Ankara'daydık, limanda değil! Özümüze dönmek çok zaman almadı, yılların acısını birkaç saate sıkıştırmaya çalıştık, deniz karşısında o bankta biz yine Bahçeli'de dünyayı umursamayan 18liklerdik.
Allah'ım teşekkür ederim sana.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder